ALTIN 477,02
DOLAR 7,8155
EURO 9,1845
BIST 1.123
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 25 °C
Gök Gürültülü

Burçak Bilgili Kalp İle “Ve Ben Nasıl İfade Etmeliyim Arafta Kalan O Evlatların Mücadelesini…

10.09.2020
A+
A-

Üzülüyorum!

Hem de çok üzülüyorum…

O gözlerde gördüğüm parçalanmışlıkla karşı karşıya geldiğimde; bölünmüş ailelerin tüm sorumluluğu sırtımdaymış gibi eziliyorum.

Duygularım bükülüyor.

Nefesim boğuluyor; mahzun yüzlerinde gördüğüm kayıpların farkına vardıkça.

Nice muğlak kayıplar! Öyle böyle değil…

Tükenmişlikler var; hislerini gübür eden ruhlarında,

Boş vermişlikler yalın yalın sırıtıyor düşüncelerinde,

Naçar hallerin; o memnuniyetsizlikleri imdat çığlıkları atıyor,

Birbirleri ile iç savaşa girmiş tüm davranışlarının başıboşluğuna ne demeli?

Nasıl üşüttük biz böyle onların tavırlarına çarpan özlerini?

Bu nasıl zalim bir yara.

Nasıl ebedi noksanlık…

Nerede? , Kimlerle, nelerle dolar bu eksiklik,

Hangi ara toprağından oldu bu körpe yürekler,

Ve ben nasıl ifade etmeliyim arafta kalan o evlatların mücadelesini…

İnsanları şaşırtan adaletin ve onları birbirinden ayıran kaderin tecellisinin asla değişmeyeceğini mi anlatsam. Sonra! Olanca bütünlükte ki ailelere özen beslemeden ilerlemeleri gerektiğini mi! Ya da sığamadıkları, sığınamadıkları kapıların cahilliğini mi! Hatta göze girme çabalarındaki yersizliğin; karşılarında duran kişilerin hamlığıyla alakalı olduğunu mu anlatsam. Eğleştikleri bu hayatta; herkesten habersiz ağlayan kalplerinin her hangi bir günahla bağdaşmadığını nasıl anlatabilirim ki.

Bilemiyorum.

Bilemiyorum, fakat! O parçalanmışlıkla birlikte kendilerine sorulmadan, yakalarına takılan mesuliyetin bir ömür süreceğini anlatmalıyım gibi geliyor bana. Evet, anlatmalıyım. Hem de dudaklarımı bir kez olsun aralamadan.

Sadece “Sarılarak”…

Tüm noksan duygularına sıkıca sarılarak… Sanki her sarıldığımda bir eksikliğin adını değiştirirmişçesine sıkı! Öyle ki; kiminin Anne sevgisinden eksildiğini, kiminin Baba sevgisinden eksilerek artığının mantığı, hangi duyguda saklıysa o duyguya sarılmalıyım. Bilmem kaç çeşit duygu ile nasıl berraklıkta, ne kadar uzunlukta sarılmalıyım ki; yok etmeliyim o eksikliğin onlarda yarattığı zaruri duygunun tanımını.

Bu yakışıksız duygu ile ilgili bir duyum var mesela; “Parçalanmış ailelerin çocukları daha güçlü oluyor.” diye; hangi güç? Sevgiden eksik olan, sevgisi yarım kalan her şeyin lakabı zaten güç olmuyor mu? Gereksiz güç…

Adı üstünde “Güç”.

Kolay olmayan, yapılması, başarılması zor demek güç! Büyük çabalar isteyen, ağır ve yorucu emeklerle yapılan her şeyin adı güçtür. Zor yani, zor bu evlatlarımızın şu kompleks Dünyayı yarısı küçük yarısı büyük ruhları ile sırtlanmaları. Düşünsenize; bütününden ayrılmış, kaybolmuş bir puzzle parçası misali, nereye ait olduklarını bilmeden savruldukları bir hayatın içinde, mecburi elde edilen bir dirayete mahkumlar. Bu onların tercihleri dışında gelişen ve içinde bulundukları durum(-suzluğ)un söylentileri ile isim bulmuş bir güçlük.

  Nedir ki bu güçlüğün öyküsü;

Ebeveynlerinin kaderine dahil olmak mı?

Yoksa kendi yazgılarında yazılanlar dahilinde ebeveynlerinin onlara vesile olması mı?

Böylesine evrensel bir sırra nail olmak adına çok düşündüm ben, vicdanımı çok bunalttım. Sonra dedim ki; neticede bu giz Allah’ın takdiri. Ve şu ahir ömrümüzde tüm nedenler bir amaca dayalıysa eğer; değişmeyecek sebeplerimiz varsa heybemizde, yine de her şeye rağmen düşünebiliyorsak, hissedebiliyorsak, dokunabiliyorsak; adı “ Sarılmak “ olan, süreklilik arz eden bir çıkın hazırlayamaz mıyız sizce evlatlarımıza?

Sarılamaz mıyız bir kısım düşüncelerimizle, bazı bazı hissettirdiklerimizle. Az daha ileri gidip; empati yolundan geçerek kollarımızla, sıkıca…

İki çift göz gördüm bu zamanlarda özümde ve canımda. Buna müteakiben her ikisinde de alenen gördüğüm o gözlerin sancısını çekti yazdıklarım.

Ne olur güç’lü demeyelim. “Güç” diyelim. Sarılalım.

Kalp ile selamlıyorum sizleri.

BURÇAK BİLGİLİ

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.