ALTIN 458,62
DOLAR 7,6604
EURO 8,9115
BIST 1.124
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 30 °C
Parçalı Bulutlu

Pazar Köşesi : Baykuşlardan korkmayız çünkü bizler Kartalız

01.03.2020
A+
A-
Pazar Köşesi : Baykuşlardan korkmayız çünkü bizler Kartalız

Bosna Hersek’in uçsuz bucaksız ormanlarının arasına serpilmiş köylerden biri. Köylülerin bir kısmı 1993-95 savaşında asıl köylerini Sırplara bırakarak daha güvenli yerlere kaçan, daha sonraları kendilerine yer yurt verilenlerden oluşuyor.

Gerçekte yüzyıllardır değişmeyen hayat tarzlarında sadece yer değiştirmiş oluyorlar; değilse yoksulluk aynı yoksulluk… Çünkü tabiat burada insana daha baskın. Tarla açıp işlemek, tabiat ile de büyük bir mücadele gerektiriyor. Hayvancılık ise savaştan sonra hızla düşüşe geçmiş; çünkü ormanda, geçit yerlerinde mayınlı sahalar bulunuyor ve daha kötüsü bu mayınlara dair harita falan da yok. Hayvan otlatmaya çıkmak açıktan ölümü göğüslemek gibi bir şey.

Savaştan nasibini almayan yok…

Kayıpların sonu ve ölçüsü yok. Kazanç ise sadece kurtarabildikleri canları; o da yeni hayatın getirdiği sefilliğe ve perişanlığa teslim olmuş durumda. Bosna-Hersek’teki Türk LOT evleri ya da İzleme evleri bulundukları bölgeye tam hakim durumdalar. Köy köy ev ev geziyorlar neredeyse. İhtiyaç sahiplerini tespit edip yardım eli uzatıyorlar.

Köyleri birbirine bağlayan ince asfalt yol da bitiyor. Toprak yola giriyor kamyonlar. Hatta bir tanesi uçuruma yuvarlanma tehlikesi bile geçiriyor. Saatlerce uğraştan sonra yardım dağıtılacak olan köye ulaşılıyor. Önceden belirlenmiş olan isim listeleri çıkarılıyor; tercümanlar vasıtasıyla belirlenen isimlere tek tek teslimatlar yapılıyor. Herkes memnun herkes mutlu. Fakat listede olduğu halde bir isme yardım paketi teslim edilmediği görülüyor. Neden yardım almaya gelmediği soruluyor.

Köylüler o kişinin yaşlı ve kimsesiz bir kadın olduğunu, evinin köyün dışında bulunduğunu, yardım paketini almaya gelemediğini söylüyorlar. Yardım konvoyunda bulunan ve EUFOR adına bölgede (Kladanj) görev yapan Türk subaylardan ikisi, yardım paketlerini omuzlayıp tarif edilen eve doğru yöneliyorlar. Kapıyı çalıyorlar… Birkaç dakika sonra oldukça yaşlı bir kadın kapıyı açıyor, Türk subayları uzun uzun süzüyor:
-“Siz Türksünüz… Geleceğinizi biliyordum…” diyor. Eşiğe çöküyor, katıla katıla ağlamaya başlıyor.

Genç Türk subayları kadının yanından geçip omuzlarındaki paketleri eve bırakıyorlar. Evde gördükleri manzara onları dehşete düşürmeye yetiyor. Yoksulluğu o an tarif edin deseler dilleri tutulacak. Çeneleri kilitlenmiş olarak dışarı çıkıyorlar.

Eşikte “Biliyordum geleceklerini” diye ağlayan yaşlı kadının yanına oturuyorlar. Göz yaşlarına hakim olmayı düşünmüyorlar bile. Biri yavaşça bir türkü mırıldanmaya başlıyor: “Vefalı Türk geldi yine/Selam Türk’ün bayrağına” diye. birlikte ağlıyorlar.

Başka bir örnek Hasan Öztürk’ün aktarımı ile; Endonezya’nın Açe Sumatra adasına tsunami felaketinden sonra yolum düşmüştü yıllar önce de bir ihtiyar, Türk olduğumu öğrenince, “Gel hele seni dedelerine götüreyim” diye koluma girmişti.Gittiğimizde okyanus kıyısına, kaybolmaya yüz tutmuş mezar taşlarını gösterip, “İşte dedelerindir, ne kadar gurur duysan azdır. Biz de onlarla gurur duyuyoruz” demişti.“Bize Portekizliler musallat olmuştu. Savaştık. Ama gücümüz yetmedi.

Sonunda hacılarla haber yolladık İstanbul’a, ‘Bize yardım edin’ diye. Yine bir gün işte tam şu karşıdaki boğazda (Hint Okyanusu’ndaki adanın sol tarafını işaret ederek) onların gemilerini durduralım diye savaşa tutuşmuştuk. Sizinkiler yetiştiler. (17 gemilik Osmanlı donanmasından söz ediyor) Portekizlilere birlikte vurduk. Onları cehennemin dibine gönderdik.” Yaşlı adam, hem anlatıyor, hem gösteriyor, hem ağlıyordu. Sanki dedelerinin yaşadığı o savaşı o an Hint Okyanusu’nun kıyısında Osmanlı köyünün mezarlığında yeniden yaşıyordu.

Mehmetçik nedir/ Kimdir ?

Mehmetçik; Mehmetçik denilince akla mazlumların son kalesi zalimlerin korkulu rüyası gibi sözler elbette gelir. Mehmetçik işgali sevmez yok etmek yerine var etmeyi sever. Barış ve adaletin en büyük temsilcileridir onlar.
Söz konusu vatansa hiç tereddüt etmeden bir adım öne çıkanlardır mehmetçik.


Söz konusu hürriyetse hepimiz ölelim diyen barış güvercinleridir mehmetçik.


En güzel şey yaşamak olduğunu bile bile hiç tanımadığı insan için canını ortaya koyan kişidir mehmetçik. Okullarda aydınlık nesil yetişsin, gençler sanatla ve bilimle uğraşsın ve halk huzur içinde gece yatağında uyusun diye sabah akşam her türlü mevsim koşullarına rağmen durmadan görev de hazır bulunandır.

Ben bir Türküm, dinim, cinsim uludur.
Sinem, özüm ateş ile doludur.
İnsan olan vatanının kuludur.
Türk evladı evde durmaz, giderim

Bu topraklar ecdâdımın ocağı
Evim köyüm hep bu yurdun bucağı
İşte vatan! İşte Tanrı kucağı!
Ata yurdun evlât bulmaz, giderim.

Mehmetçiğimiz, perşembe günü hain bir saldırıya uğradı. Acımız büyük, yüreğimiz buruktur. Şehitlerimizin ruhu şâd olsun
birleştikçe bu coğrafya üzerinde refah bir şekilde yaşayacağız, eğer birleşemessek BİR LEŞ olarak köşelere atılacağız. Sağ sol meselesi değil artık bu olay Vatan meselesidir. birleşip kenetlenmemiz lazım

Çanakkale ve Kurtuluş Savaşında olduğu gibi bugün de vicdanı körelmiş, insafını ve insanlığını kaybetmiş güçlere, bizi tarih sahnesinden silmek isteyenlere karşı amansız bir mücadele veriyoruz. Yine dün olduğu gibi bugün de kadını erkeği, genci yaşlısı, hâsılı milletimizin her bir ferdiyle bayrağımızı indirtmeyecek, ezanlarımızı dindirtmeyecek, vatanımızı çiğnetmeyeceğiz.

Varlığım TÜRK varlığına armağan olsun…

FURKAN AĞAOĞLU

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.